KADİR TUĞCU
kadir@anneoluncaanladim.com
Kawasaki Hastalığı

(Eski İsimler: Mukokütanoz Lenf Sendromu, İnfantil Poliarteritis Nodosa)

Kawasaki Hastalığı tarihte ilk defa 1967 yılında Japon Çocuk Doktoru Tomisaku Kawasaki tarafından tarif edilmiştir. Hastalığa yakalanan çocuklarda bariz ateş, döküntü, konjonktivit ve iri lenf bezleri gözlemleniyordu.

Başta Japonya olmak üzere Asya ülkelerinde ortaya çıkan bu hastalık sıklıkla 5 yaş altı çocuklarda görülüyor, tam olarak sebebi bilinmemekle birlikte bağışıklık ile ilgili olduğu düşünülüyordu. Hastalık %85 oranında 5 yaş altı çocuklarda ve erkeklerde kızlara oranla 1.5 misli fazla görülüyordu. İlk tarif edilen hasta 1961 yılının Ocak ayında Tokyo’daki Kızılhaç Hastanesinde rapor edilmiştir. Daha sonra 1967 yılına kadar 50 kadar çocukta tespit edilen bu hastalık hakkında ilk İngilizce makale 1974 yılında yayınlanmıştır.

Bu hastalık ilk tanımlandığında kendiliğinden iyileşen ve yan etkileri olmayan bir hastalık olarak tarif edilmiştir. Daha sonraki yıllarda (1976) yapılan bir araştırmada kayda geçmiş 10 Kawasaki hastasının otopsi sonuçlarında koroner arterlerde vaskulit tespit edildiği rapor edilmiştir. En yüksek riskli hastalarda bile mortalite (ölüm oranı) %0.5’ten azdır. Bu nedenle bazı eski tıp kitaplarında bu hastalık selim (iyi huylu) bir hastalık olarak anlatılır.

Hastalığın tedavisi 1970 yılında bu hastalara damardan immün globulin (IVIG) verilmesi ile hastalığa sebep olan anormal immün tepkinin bastırılabildiğinin anlaşılması ile bulunmuş, genetik olarak ORAI1 geninde farklılık olan çocuklarda bu hastalığa karşı bir hassasiyet tespit edilmesine rağmen hastalığın esas sebebi henüz tam olarak tarif edilememiştir.

ARAZLAR:
• En az 5 gün süren ve antibiyotiklere cevap vermeyen yüksek ateş ve döküntüler,
• Her iki gözde ağrılı olmayan konjonktivit (yaygın kızarıklık),
• Dudaklarda ve ağız içinde kızarıklıklar, boğazda kuruluk ve dudaklarda çatlamalar,
• Avuç içlerinde ve ayak tabanlarında eritema tarzı döküntüler,
• El ve ayaklarda ödem, parmak uçlarında ve tırnak kenarlarında soyulmalar,
• Gövdede içi su toplamayan ve kabuk tutmayan farklı şekillerde döküntüler,
• Boyundaki lenf bezlerinde ani ve genelde tek taraflı büyümeler,
• Karında ve eklemlerde ağrılar,
• İshal ve kusma,
• Nabızda artış, huzursuzluk,
• Bakteri üretmeyen irinli idrar,
• Şuur bulanıklığı, halsizlik.

Bu arazlar aniden ve şiddetli bir şekilde başlayabilirler. En önemli araz yüksek ateştir. Bu ateş antibiyotiklere ve Parasetamol/Ibuferon gibi ateş düşürücülere cevap vermez. Ateş genellikle 5 gün sürer ve uygun tedavi verilmeyenlerde 11 güne kadar uzayabilir.
Tedaviye rağmen arazların kaybolması birkaç hafta alabildiği gibi daha uzun da sürdüğü görülmüştür.

RİSK DEĞERLENDİRMELERİ:
Kobayashi, Harada, Egami, Formosa ve Sano gibi farklı değerlendirmeler mevcuttur. Bunlardan en önemlileri Kobayashi ve Egami değerlendirmeleridir.

Kobayashi Risk Değerlendirmesi:
• Sodyum seviyesi : < 133 mmol/L ------------2
• Notrofil oranı : < %80 --------------------------2
• AST : > 100 IU/L ---------------------------------2
• CRP : > 10 mg/dL -------------------------------1
• PLT (Trombosit) : > 500.000 / mm3 ----------1
• Yaş : < 12 Ay -------------------------------------1

4 ve üstü değerlendirmeler hastaların IVIG’e dayanıklı olduğunu gösterir.

Egami Risk Değerlendirmesi:
• Yaş : 6 aydan küçük ----------------------------1
• Hasta olduğu gün sayısı : < 4 gün ------------1
• CRP : > 8 mg/dL ---------------------------------1
• PLT (Trombosit) : 300.000 / L -----------------1
• ALT : 0.80 IU/L -----------------------------------2

3 ve üstü değerler hastaların IVIG’e dirençli olabileceğini gösterir.

TEDAVİ: 
Kilo başına 2 gram IVIG tek dozda verilir.
Beraberinde Aspirin 80 – 100 mg/kilo başına 4 doza bölünerek ateş düşene kadar verilir.
Ateş sonrası Aspirin 3 – 5 mg/kilo başına verilir.
Yüksek riskli hastalarda Warfarin veya “Düşük molekül ağırlıklı Heparin” verilir.
Tromboz varsa “r-TPA” (Recombinant – Tissue Plazminojen Activator) acilen verilir.
Bazı durumlarda Kortizon (Prednizolon) gerekebilir.
Ateş 10 günden sonra hala devam ediyorsa tekrar IVIG uygulanır.


Yazarın Diğer Yazıları
- Şekerler, fruktoz ve bal
- Kawasaki Hastalığı
- SMA Hastalıkları
- Uçaklarda kabin içi hava özellikleri
- Demir tedavisinde doz ayarlanması
- İshaller ve tedavileri
- Hamilelikte zararlı olan antibiyotikler
- Tifo hastalıkları
- Kuduz hastalığı ve tedavileri
- Streptokok cahilliği ve yapılan saçmalıklar
- Düşük lökosit ve nötrofil sahtekarlığı
- Görüntüleme cihazları
- "Kulağında sıvı var"
- Kulak ağrıları ve akıntıları
- Korona ve interferon
- Covid 19 Aşısı (BioNTech ve Pfizer aşısı)
- 2020-2021 grip aşıları
- Koronavirüs (Covid-19) testleri
- Ateş hakkında uydurmalar ve gerçekler
- Alice in wonderland sendromu
- Döküntülü-Ateşli Hastalıklar
- Bactrim: Nedir, ne değildir?
- Virüslerle kanser tedavisi
- Ateşin yan bulguları ve sebepleri
- Yenidoğan bebekte cilt lekeleri
- 2016-2017 Grip aşıları
- MR ve zararları
- Bitkisel toksinler, hücre direnci ve yararları
- İlk intiba
- Hemofili ve tarihte hemofili
- Bal, mikroplar ve enfeksiyonlar
- D vitamini yapımı ve tedavileri
- Barsak cidarı, bakteriler ve ishaller
- Ebola virüsü
- Geleceğin tedavileri
- Ateşin bakteriler ve virüsler üzerine etkileri
- Alerjiler
- Yemeklerin tarihi
- Yenidoğan bebeğinin özellikleri
- Yemek pişirmenin kimyası
- Çocuklarda risk değerlendirmesi
- 2013-2014 Grip Aşıları
- Coronavirusler
- Bebeklerde beslenme sayısı ve miktarları
- Terkedilen çocuğun ıstırabı
- Bağışıklık sistemimiz
- Sağlıkta kalite kimleri ilgilendirir?
- Meningokok aşıları
- Çocuk felci aşılarının yapımı ve farkları
- Mikroplar ve bağışıklık sistemi
- Ateşin yan bulguları ve sebepleri
- Evdeki klimalar tehlikeli midir?
- İlk antibiyotik ve...
- Yuttuğumuz sakızlar nereye gidiyor?
- Kurşun zehirlenmeleri ve tedavileri
- İdrar yolu enfeksiyonları
- Demir eksikliği anemisi
- Gaz yapıcı gıdalar
- Pastörizasyon!..
- Gıdaların raf ömrü uzayınca, insanların raf ömrü kısalır mı?
- Yoğurt yapmak için maya yerine toprak kullanmak
- 2010-2011 dönemi grip aşıları
- Patojen E.coli İshalleri
- Çocuklu ailelerin tatile çıkması
- Bebeklere çiğneme nasıl öğretilir?
- Hava değişimleri ve çocuklar
- Kızamık ve Suçiçeği aşıları: 1 doz? 2 doz?
- Yenidoğan Tetanisi ve Tetanosu
- Prevenar13 aşısı kimlere kaç doz yapılacak?
- Hipotermi ve kanguru tedavisi
- Kanguru aparatının kullanımı
- Bitlenme ve tedavisi
- Çocuk yetiştirme anlayışı
- 2010-2011'de grip aşısı kimlere, kaç doz yapılmalı?
- Yenidoğan sarılığı ve tedavisi
- Yeni doğanın kan değerleri
- Türk Porfiriası
- Adjuvant
- Genetiği değiştirilmiş gıdalar
- Domuz gribi: A/(H1N1) 2009
- Araçlarda çocuk koltukları şart!
- Ateşli hastalıklar
- Yaz ishalleri
- Gripler, salgınlar ve pandemiler
- BCG Aşısı
- Kanında mikrop var!
- Süt alerjisi, bağırsak kanaması ve yalanlar
- Virüslerin çoğalması
- Çocuklarda konuşma bozuklukları
- C vitamini efsaneleri
- Yağlar, Yağ asitleri ve Omega 3
- Cıva ve Tıb
- Grip aşısı zamanı geldi, kafalar yine karıştırıldı!
- Lejyoner hastalığı ve yanlış bilgiler
- Down Sendromu, Mongolizm, doğrular ve aldatmacalar
- D vitamini ve bilinmeyen yönleri
- Anne sütü ve rakipleri
- Bebek bakımında hurafeler
- Çocukların hava yolculuğu
- Bir beyaz yalan uğruna…
- Demir eksikliği anemisi
- Aşı kartları ve kayıtları
- Kenelerle bulaşan hastalıklar
- Öksürük ve nezlenin tedavisi…
- Döküntülü hastalıkların tarihi sınıflandırılması
- Rotavirüs aşıları
- Bebeklerin gaz problemi
- Beta diye bir virüs!
- Ateş ve tedavisi
anneoluncaanladim.com'u ziyaret etmek için tıklayın
Copyright 2007-2026 ® NETATÖLYE