OTİZMİN ALT TİPLERİ
Bir başka sınıflamada ise, nedeni belli olanlar ve beyinde
bir hasar gösterilenler bir grupta yer almış, öteki grupta ise nedeni belli olmayan, yapılan tüm
tetkiklerin normal olduğu çocuklar yer almıştır. Otizm araştırmacılarının en önde gelenlerinden
Lorna Wing, erişkin otistiklerde 3 sosyal tip tanımlamıştır. Bunlardan biri uzak (alooj) grup olup,
bu grupta yalnızlığı tercih eden, içe dönük, kendi odasında oturan, ileri geri sallanan hastalar yer
almıştır. Bu kişiler rahatsız edilmedikçe son derece uyumlu olup, kendi başlarına bırakılmayı tercih
ederler. Buna karşın, bir talepte bulunulduğu zaman veya rahatsız edildiklerinde umulmadık derecede
kötü ve aşırı tepki gösterebilirler. Bu çocuklarda en büyük sorun, bu özellikteki çocukların eğitime
yatkın olmamalarıdır ve bırakıldıklarında çok çabuk gerilemeleridir. İkinci grup ise yine uzak
duran, ama yaklaşınca ve adım atınca olumlu tepki veren otistiklerden oluşur. Bunlara pasif
(passsive) grup adı verilir. Taklit yetenekleri iyidir. Bu grupta yeı alan otistikler eğitimden çok
fazla yarar görürler ve bağımsız bir yaşam sürdürme şansları olur. Alıştıkları düzen ve sıraların
değişmesinden rahatsız olurlar. Üçüncü grup ise, aktif ama tuhaf (active but odd) gruptur. Bu grup
en zor gruptur. Sürekli dokunmak isteyebilirler, koııuşabiliyorlarsa sürekli sorular sorarlar. Bu
somlar bıktırıcı olabilir ve yanıtları verilse bilse devam edebilir.
ASPERGER SENDROMU NEDİR?
Kimilerine göre böyle bir sendrom yoktur, kimilerine göreyse iyi durumdaki üstün zekâlı
otistikler için kullanılacak bir tanıdır. Bu sendromda tipik olarak otistik çocuklarada görülen
sosyal ilişki ve iletişim sorunlarının yanı sıra dar ilgi alanı görülür. Çok sınırlı bir konuda,
örneğin eni köpekbalıkları ve türleri konusunda aşırı bilgi sahibi olabilirler. Bu çocuklar için
“küçük profesör” deyimi de kullanılır. Otizmden ayırt edici bir özellik olarak, zamanında konuşmaya
başlarlar ve tipik olarak, aşırı bilgiçlik ve el becerilerinde özel sorunlar görülür. Bu çocuklar
normal veya üstün zekâya sahiptirler. Mekanik oyuncaklata düşkündürler, ilgi alanı dar olan
insanlara yaklaşırlar. Hliçbir amacı olmaksızın nesneleri toplarlar. Özbakım sorunları olmaz,
erişkin yaş döneminde soğuk, uzak, kural ve ilkelere sıkıca bağlı olarak tanınırlar. Bu sendromu
olan çocukların genellikle çok yakın bir arkadaşları vardır. Bu arkadaşlarının da ilgi alanları
genellikle dar ve kısıtlıdır. Davranış sorunları olur. Duygularını hep akılcı ve kuru bir tarzda
yorumlama içindedirler. Jest, mimik ve vücut dilini kullanmada sorunları
vardır. |
SONRADAN OTİZM GELİŞEBİLİR
Mİ? Gelişebilir. Bu durum akademik çevrelerde “Otistik Regresyon” (Gerileme) olarak
adlandırılır. Özellikle tamamen normal bir doğum ve gelişimi takiben, 8-24 ay arası çocuklarda
otistik belirtiler, baZeıı aniden sıklıkla aylar içinde ortaya çıkabilir. Bazen de ilk belirti,
çocuğun öğrendiği kelimeleri unutması veya içe dönmeye başlaması şeklinde olur. Bazen de otistik
belirtileri hafif olan bir çocukta, sonradan ağırlaşma ve bozulma görülür. 3 yaşından sonra otistik
belirtilerin açığa çıkması halinde “Dezentegratif Psikoz” tanısı konmaktadır. Otistik gerileme,
bazen epilepsi nöbetleriyle ilişkili olabilir.
Özellikle doğumdan itibaren videosu çekilen
çocuklarda daha sonra otizm gelişince, bu video çekimleri uzmanlar tarafından incelenmiş ve otistik
regresyon genel lıir kabul görmüştür. Otistik tanısı alan çocukların en az l/3'ünde otistik
regresyon görülür.
OTİZMİN ŞİDDETİ Otizm bir yelpaze içinde düşünüldüğünde, en
ağırdan en hafife giden formları vardır. Çok ağır olanlarda epilepsi, saldırganlık, uyku sonulları
gibi ek sorunlar daha sıktır ve genellikle ağır otistiklerde başka hastalıklar da vardır.
Bu
çocukların çoğu, aynı zamanda zekâ özürlüdür. Ağır otistiklerde tüm belirtiler olanca şiddetiyle
görülürken, hafif otistikler zamanla konuşabilir, göz teması kurar ve normal eğitim
alabilirler. |
|